İşte o özel kurgu
Tarsus sokaklarında levhaları yırtılan, “kadınsın yapamazsın” denilerek dışlanan Tuğba Doğan, bugün bölgenin gayrimenkul devi haline geldi. Başarısını bir kitapla taçlandıran Doğan, sadece mülk değil, güven satmanın formülünü anlatıyor.

Bazı hikayeler bir ofiste başlar, bazıları ise bir kararla. Tuğba Doğan’ın hikayesi, ayaklarının üzerinde durma kararı aldığı o kırılma noktasında, bir emlak ofisinin mutfağında demlenen çayla başladı. Bugün Tarsus’un en güçlü gayrimenkul markalarından birinin başında olan Doğan, ww.cukurovagazetesi.com’a verdiği özel röportajda, mutfak tezgahından tapu masasına uzanan o meşakkatli yolu tüm samimiyetiyle anlattı.
Görünmez engellerden tabelalara yapılan saldırılara
Doğan’ın sektöre girişi bir tesadüf gibi görünse de, kalışı tam bir azim hikayesi. Erkek egemenliğinin “kale” olarak görüldüğü gayrimenkul dünyasında, bir kadın olarak varlık göstermesi pek çok kişiyi rahatsız etti. Doğan, karşılaştığı mobbingi şu çarpıcı sözlerle özetliyor:
“Yapamazsın dediler, portföylerimi çaldılar. Osmanlı Gayrimenkul yazan levhalarımı indirdiler, yırttılar. Ofisime gelip iş birliği maskesiyle müşterilerimi elimden aldılar. Ama unuttukları bir şey vardı; tabelayı indirebilirlerdi ama benim içimdeki başarma azmini asla.”
Eğitimle gelen teknik güç
Merakını profesyonel bir tutkuya dönüştüren Doğan, sadece “ev gezdiren” bir aracı değil, bir uzman olmayı tercih etti. Koçlardan özel eğitimler alan, tapu okumaktan bölge analizine kadar her teknik detayı adeta bir mühendis gibi çalışan Doğan, bugün yatırımcılara sadece anahtar değil, veri sunuyor.
Piyasanın nabzını tutuyor: “Barınma artık bir lüks haline geldi”
Ekonomik krize ve yüksek faiz oranlarına dair de samimi bir analiz yapan Doğan, piyasadaki tıkanıklığın temel sebebinin kredi ulaşılabilirliği olduğunu vurguladı. “Banka taksitleri asgari ücretin fersah fersah üstünde. İnsanlar başını sokacak bir yuva alamazken, krediler düşmeden bu çarkın dönmesi çok zor,” diyerek sektörün acı tablosunu çizdi.
Kaynak: Çukurova gazetesi