Mersin’de bir kadının kansere ve ön yargılara karşı devleşen mücadelesi! 4. evre kanser hastası tantuni ustası Esra Özer, kemoterapi seanslarından çıkıp tezgahının başına geçiyor. İşsizlikten toplumsal baskıya, randevu krizinden ekonomik zorluklara kadar her cephede savaşan Esra Usta, “Eksik değiliz, buradayız” diyerek tüm Türkiye’ye ilham veriyor.
Mersin Kuvayi Milliye Caddesinde, dumanı tüten bir tantuni tezgahının başında sadece bir usta değil, bir direniş öyküsü yükseliyor. 4. evre agresif kanser teşhisiyle mücadele eden 7 yıllık tantuni ustası Esra Özer, kemoterapinin ağırlığına ve hayatın tüm ön yargılarına rağmen pes etmiyor. “Kadınsın, eksiksin diyorlar ama ben buna inat ayaktayım” diyen Özer, hem hastalığına hem de toplumsal dayatmalara karşı tek başına meydan okuyor.
Hastalık sonrası kapılar yüzüne kapandı
Esra Özer’in mücadelesi sadece tıbbi verilerle sınırlı değil. Önce meme kanseri teşhisi konulan, ardından hastalığı beynine sıçrayan Özer, en büyük darbeyi iyileşme sürecinde iş dünyasından almış. Tedavi sonrası eski iş yerine dönmek istediğinde kabul edilmediğini belirten Özer, yaşadığı süreci şu sözlerle aktarıyor:
“Eski iş yerim beni geri almadı. Şu anki işletmemi dostlarımın desteğiyle kurabildim. Kemoterapi gördüğüm günlerde bitkin düşüyorum, dükkanı kapatmak zorunda kalıyorum. Bir usta çalıştırmaya ekonomik gücüm yetmiyor. Her şeye rağmen çocuklarım için, yaşama tutunmak için bu tezgahın başında durmak zorundayım.”
“Paran varsa yaşa” çıkmazı
Sağlık sistemindeki aksaklıklara ve ekonomik yükün ağırlığına dikkat çeken Esra Özer, 4. evre bir hasta olarak yaşadığı çaresizliği çarpıcı bir dille ifade ediyor: “Devlet kemoterapiyi karşılıyor ama diğer masraflar belimi büküyor. Devlet hastanesinden randevu almak imkansız. Sanki sistem bize ‘Paran varsa yaşa, yoksa öl’ diyor. Tüm birikimim hastane masraflarına gidiyor.”
Maske bir korunma aracı, tehdit değil!
Toplumdaki bilgi kirliliği ve ön yargılarla da savaşan Esra Usta, dışarıda takmak zorunda olduğu maskenin yanlış anlaşıldığını vurguluyor:
- Bulaşıcı Değil: “İnsanlar maske taktığımda onlara hastalık bulaştıracağımı sanıyor. Biz bulaşıcı değiliz, biz kendimizi dış dünyadan koruyoruz.”
- Kadın Olma Mücadelesi: “Boşanmış bir kadın olmam bile suç gibi görülüyor. Çocuklarımla görüşmem engelleniyor ama ben iki evladım için bu yolu yürümeye kararlıyım.”
Mersin halkına çağrı: Korkmayın, üretin!
Zorluklara rağmen müşterilerinden aldığı desteğin kendisine can suyu olduğunu belirten Özer, tüm kadınlara sesleniyor: “Instagram’dan görüp gelenlerin ‘Seninle gurur duyuyoruz’ demesi bana güç veriyor. Hiçbir kadın hayattan korkmasın. Ben bu halde üretebiliyorsam, herkes yapabilir.”
Kaynak: Çukurova Gazetesi