25 yılda yüzde 700 artışla beş okuldan biri özel oldu

Türkiye’de eğitim, kamusal bir hak olmaktan çıkıp hızla bir “sektör” haline dönüşüyor. Son çeyrek asırda özel okul sayısı rekor kırarak 14 bin 700’e ulaşırken, eğitimdeki eşitsizlik uçurumu her geçen gün derinleşiyor.

ANALİZ HABER – Meclis Genel Kurulu’nda pırlanta ve elmas üzerindeki vergi düzenlemeleri tartışılırken, asıl “ayrıcalıklı” ilginin özel okul patronlarına gösterildiği gerçeği verilerle gün yüzüne çıktı. İktidarın ekonomi ve eğitim politikaları; yoksuldan alıp patrona aktaran bir düzeni beslerken, eğitim sistemi laik ve kamusal köklerinden koparak dev bir piyasaya dönüştü.

Sayılarla eğitimde “Özelleşme” fırtınası Son 25 yılın bilançosu, devletin eğitimden elini çekişinin açık bir kanıtı niteliğinde. 2001-2002 eğitim yılında yalnızca bin 887 olan özel okul sayısı, bugün itibarıyla yüzde 700’lük bir artışla 14 bin 700’e fırladı.

Genel Oran: Toplam okullar içindeki özel okul payı %3,72’den %19,85’e çıktı. Artık Türkiye’de her beş okuldan biri özel kurum statüsünde.

Okul Öncesi: Bu alandaki ticarileşme zirve yaptı; kurumların %41,22’si özel sektörün elinde.

Liseler: Her dört liseden biri (%24,81) özel okul olarak hizmet veriyor.

Patronlara teşvik, öğretmene yoksulluk Özel okul sahiplerine sağlanan imkanlar “ne istedilerse verildi” dedirtecek cinsten. Ağustos 2025’te yayımlanan Türkiye Yatırım Teşvik Sistemi ile bu destekler perçinlendi. KDV istisnası, gümrük vergisi muafiyeti, bedelsiz arazi tahsisi ve sigorta primi destekleriyle milyarlarca lira kamu kaynağı özel sektöre akıtılıyor.

Madalyonun diğer yüzünde ise bu kurumların asıl yükünü sırtlayan öğretmenler var. 2014’te taban maaş hakkı ellerinden alınan özel sektör öğretmenleri, bugün açlık sınırının altında, esnek ve güvencesiz çalışma koşullarına mahkum edilmiş durumda. Türkiye’deki toplam öğretmen sayısının %15’ini (177 bin 738 kişi) oluşturan bu dev kitle, “ucuz iş gücü” olarak görülüyor.

Köy Enstitüleri’nden “Paran kadar eğitim”e Köy Enstitüleri’nin kuruluş yıldönümüne yaklaştığımız şu günlerde, Türkiye eğitimde büyük bir yıkım yaşıyor. “En ücra yerde kendi başına açıp solan çiçek bırakmayacağız” diyen bir vizyondan; yoksulluk nedeniyle okulunu terk eden, eğitimle gelecek kurma umudunu kaybeden yüz binlerce çocuğun olduğu bir noktaya gelindi.

Halkın olanı geri alma mücadelesi Özel okul patronlarına aktarılan teşvikler, muaf tutulan vergiler ve tahsis edilen araziler aslında halkın alın teridir. Eğitimde derinleşen bu eşitsizlik, sadece bir sistem hatası değil, bilinçli bir siyasi tercihtir.

Eğitimin yeniden eşit, parasız ve nitelikli bir kamusal hak haline gelmesi için özel okulların kamulaştırılması talebi artık en başat mücadele başlığıdır. Çünkü kaybedilen sadece okullar değil, çocukların geleceğidir.

Veri Tablosu: Eğitimdeki Dönüşüm (2001 – 2025) Gösterge 2001-2002 Sezonu 2024-2025 Sezonu Artış Oranı Özel Okul Sayısı 1.887 14.700 %700 Özel Okulların Payı %3,72 %19,85 5 Kat Artış Özel Okul Öncesi Payı – %41,22 – Özel Lise Payı – %24,81 –