Hürmüz krizi küresel lojistik hattını vurdu

KÖRFEZ HATTINI – İsrail-ABD ve İran ekseninde 28 Şubat’ta başlayan askeri çatışmaların ardından Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanma noktasına gelmesi, küresel lojistik ve enerji taşımacılığında “kusursuz fırtına” etkisi yarattı. Bölgedeki ticari gemilere yönelik artan füze saldırıları ve sigorta şirketlerinin teminatlarını iptal etmesi, lojistik sektörünü durma noktasına getirdi.

Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleşen günlük 1,6 milyon varil petrol ve haftalık 1,5 milyon ton LNG akışının kesintiye uğraması, pompa fiyatlarına ve navlun maliyetlerine rekor zamlar olarak yansıdı. Sektör temsilcileri; halihazırda vize sorunları, yüksek geçiş ücretleri ve trafik cezalarıyla boğuşan taşımacılık dünyasının, bu krizle birlikte tarihin en ağır maliyet baskısı altında kaldığını ifade ediyor.


Sigorta maliyetleri 10 kat arttı

Çatışmaların başladığı günden bu yana bölgedeki savaş riski primleri dramatik bir artış gösterdi. Gemi değerinin %0,2’si seviyesinde olan primlerin %1 ile %3 bandına fırlaması, tek bir seferin maliyetine yüz binlerce dolarlık ek yük getirdi. Dünyanın önde gelen sigorta kuruluşlarının bölgedeki poliçelerini feshetmesiyle 150’den fazla gemi Hürmüz çevresinde mahsur kalırken, rotaların değiştirilmesi navlun fiyatlarını zirveye taşıdı.

Akaryakıt fiyatlarında “Hürmüz” şoku

Enerji piyasalarındaki arz korkusu, Brent petrolün varil fiyatını 104 doların üzerine çıkardı. Türkiye’de ise bu küresel dalgalanma pompa fiyatlarında doğrudan karşılık buldu. 20 Mart itibarıyla akaryakıt piyasasında durum şu şekilde:

  • Motorin: 63,53 TL/LT
  • Benzin: 59,34 TL/LT
  • LPG: 30,49 TL/LT

Alternatif rota arayışları hızlandı

Lojistik sektörü paydaşları, Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklığın petrokimya ve gübre gibi kritik girdi kalemlerinde tedarik zincirini kırabileceği uyarısında bulunuyor. Krizin derinleşmesiyle birlikte Türkiye’nin “Orta Koridor” ve Doğu Akdeniz bağlantıları üzerinden alternatif bir lojistik üs olarak öne çıkması bekleniyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ise piyasaları rahatlatmak için 400 milyon varillik acil durum rezervini devreye alma kararı aldı.

Akaryakıt fiyatlarındaki yükselişin etkisi Türkiye’de de hissedilmeye başlarken, özellikle lojistiğin önemli merkezlerinden olan Mersin’de faaliyet gösteren lojistik firmaları maliyet artışından doğrudan etkilendiklerini belirtti. Yaşadıkları sorunları anlatan firmalar, taşımacılık sektöründe navlun maliyetlerinin en önemli kalemlerinden biri olan yakıt fiyatlarının, petrol fiyatlarındaki artışla birlikte otomatik olarak yükselmekte ve taşıma maliyetlerini ciddi ölçüde artırdığını ifade etti.

Hürmüz krizi lojistiği vurdu - Resim : 1

“Firmaların satış yapmasını zorlaştırdı”

ATF Forwarding Dijital Pazarlama ve Süreç Geliştirme Müdürü Neslihan Baydar, petrol varil fiyatlarında yaşanan artışın lojistik sektörünü doğrudan etkilediğini kaydederek, “Taşımacılık sektöründe navlun maliyetlerinin en önemli kalemlerinden biri olan yakıt fiyatları, petrol fiyatlarındaki artışla birlikte otomatik olarak yükselmekte ve taşıma maliyetlerini ciddi ölçüde artırmaktadır. Artan maliyetler, ithalat ve ihracat süreçlerinde hem üreticilerin hem de alıcıların beklentilerinin çok üzerine çıkmaktadır. Bu durum, firmaların satış yapmasını zorlaştırdığı gibi kar marjlarının düşmesine de neden olmakta ve ticari faaliyetleri olumsuz yönde etkilemektedir” ifadelerini kullandı.

“Tüketiciyi de doğrudan etkiliyor”

Yaşanan fiyat artışlarının yalnızca üretici ve alıcıları değil, aynı zamanda nihai tüketiciyi de doğrudan etkilediğini ifade eden Baydar, “Örneğin tarım ürünlerinde, sadece ülkeler arası taşımada değil, yurt içi taşımacılıkta dahi artan maliyetler nedeniyle fiyat farkı büyümekte ve tüketicinin sofrasına ulaşan domates gibi temel gıda ürünleri çok daha pahalı hale gelmektedir. Sonuç olarak ticaretin olumsuz etkilenmesi, uzun vadede insanlığın yaşam kalitesini de önemli ölçüde etkileyecektir” diye konuştu.

Hürmüz krizi lojistiği vurdu - Resim : 2

“Vize önemli sorunlardan bir tanesi”

UND Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve İmsan Group Yönetim Kurulu Başkanı Kerem İmrak ise Uluslararası lojistik sektörü ve uluslararası karayolu taşımacılığının jeopolitik gelişmeler, küresel ekonomik dalgalanmalar, bölgesel regülasyonlar ve operasyonel kısıtlar gibi çok katmanlı dinamiklerden doğrudan etkilendiğini kaydetti. Asya ile Avrupa arasındaki ticaret akışında kritik bir köprü konumunda bulunulmasına rağmen sektörün, uzun yıllardır yapısal ve dönemsel bazı sorunlarla mücadele ettiğini dile getiren İmrak, “Uluslararası taşımacılık faaliyetlerinde görev alan sürücülerin Schengen başta olmak üzere vize süreçlerinde yaşadığı gecikmeler, ret oranları ve sınırlı süreli vizeler operasyonel sürdürülebilirliği zorlaştırmaktadır. Araç planlamaları sekteye uğramakta, transit süreler uzamakta ve müşteri teslim performansı olumsuz etkilenmektedir. Bu durum hem maliyet artışına hem de rekabet gücünün zayıflamasına neden olmaktadır” şeklinde konuştu.


Sektörde nitelikli ve deneyimli sürücü bulma zorluğu giderek arttığını kaydeden İmrak, “Mesleğin zorlu çalışma koşulları, uzun sefer süreleri ve sosyal yaşam üzerindeki etkileri nedeniyle genç iş gücünün sektöre ilgisi düşmektedir. Bunun sonucunda kapasite yönetimi zorlaşmakta, araç yatırımları verimli kullanılamamakta ve operasyonel riskler artmaktadır” diye konuştu.

Ülkeler arası taşımacılıkta uygulanan geçiş belgesi kotaları, serbest ticaret akışını kısıtlayan en önemli engellerden biri olduğuna dikkat çeken İmrak, “Kota yetersizlikleri nedeniyle araçlar alternatif ve daha uzun rotalara yönlendirilmekte, bu da transit sürelerin uzamasına, yakıt ve operasyon maliyetlerinin artmasına yol açmaktadır. Planlama esnekliği azalmakta ve teslim güvenilirliği etkilenmektedir. Gümrük Birliği’ne üye olan ülkemizden akışı sağlanan yük trafiklerinde Türk araçlarına uygulanan geçiş ve kotalar, aslında AB ülkelerinin kendi ülkelerine yaptıkları ticarete ve mallara uygulanmaktadır. Bu manada AB ülkelerinin geçişlere uyguladıkları kotaları bir an evvel kaldırması gerekmektedir” dedi.

Hürmüz krizi lojistiği vurdu - Resim : 3

“Dolandırıcılarla başımız dertte”

Yaşadıkları sıkıntılardan bahseden Agit Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Muazzez Araç da otoyol dolandırıcıları ile başlarının dertte olduğunu belirterek, zaten sektörün küresel sıkıntılardan dolayı zorda olduğunu, bunun üzerine bir de dolandırıcılarla uğraştıklarını kaydetti.  Dolandırıcıların her gün bir yöntem değiştirerek kendilerini aradıklarını aktaran Araç, “Biz bıktık artık. Bunlarla uğraşmaktan işimizi yapamaz duruma geldik” ifadelerini kullandı. Öte yandan otoyol ücretlerinin de kendilerini zor durumda bıraktığını anlatan Araç, “Zaten maliyet baskısı altındayız. Otoban fiyatları çok yüksek. Yurt dışına giriş-çıkış için otoban ücretleri ciddi rakamlara ulaşıyor. Ayda 1-2 kez Balkan ülkelerine gidiyoruz. Ayda araç başı 12-14 bin Euro ödüyoruz. Bu da bizi kurtarmıyor ama boş kalmamak için sefer atıyoruz” dedi.

Kaynak: eknomim