Savaşın kazananı MİP oldu

Orta Doğu’daki savaş gerilimi ve Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik tehditleri, dünya ticaret yollarını yeniden şekillendirirken Mersin Limanı stratejik bir “can simidi” haline geldi. İsrail, ABD ve İran eksenli çatışmalar nedeniyle alternatif arayan dev lojistik şirketleri, güvenli liman olarak Mersin’i seçince ticari hareketlilikte yüzde 30’luk rekor bir artış yaşandı.

Hürmüz kapandı, Akdeniz canlandı

Eskiden mallarını Körfez limanları üzerinden sevk eden Çinli ve Avrupalı dev şirketler, savaş riski nedeniyle rotalarını Akdeniz’e çevirdi. Mersin Serbest Bölge Kurucu ve İşleticisi AŞ (MESBAŞ) Genel Müdürü Edvar Mum, kentin stratejik konumunun bu süreçte hayati önem kazandığını vurgulayarak, lojistik bağlantıların ticaret hacmini daha da yukarı taşıyacağını belirtti.

“Tüm yükü karşılamaya hazırız”

Artan talebi karşılamak için kapasite atağına kalkan Mersin Limanı’nda rıhtım sayısı 21’e yükseltildi. Interline Lojistik sahibi Mehmet Emin Ecevit, liman kapasitesinin yüzde 35 oranında artırıldığını ifade ederek, “Irak, İran ve diğer komşu ülkelerden ne kadar yük gelirse gelsin, Mersin köprü konumundaki gücüyle bunu karşılayacak seviyededir” dedi.

Habur ve Mersin hattında tır trafiği

Deniz yoluyla Mersin’e ulaşan mallar, kara yolu ağıyla Orta Doğu pazarına aktarılıyor. Bu durum, Mersin Limanı ile Habur Sınır Kapısı arasındaki lojistik koridorun önemini bir kez daha kanıtlarken, bölgedeki tır trafiğinin de önümüzdeki günlerde katlanarak artması bekleniyor.