Mersin’de yıllarca öğretmenlik yaptıktan sonra baba mesleği olan esnaflığa geri dönen 36 yaşındaki Özgür Dankos, değişen tüketim ve alışveriş alışkanlıklarına rağmen kent merkezindeki tarihi çarşıda ayakta kalmanın formülünü “kalite ve güler yüz” olarak açıkladı. Çocukluğundan bu yana çarşı kültürünün içinde yetiştiğini ve son 10 yıldır kesintisiz olarak ticaretle uğraştığını belirten Dankos, yaklaşan Kurban Bayramı öncesi piyasadaki hareketliliği değerlendirirken, Mersin’in ekonomik ve kültürel kalkınması için kent yöneticilerine tarihi çarşı çağrısında bulundu.

Mağazasında ağırlıklı olarak çocuk ve genç giyim ürünleri satan Dankos, Kurban Bayramı öncesindeki alışveriş tercihlerinin Ramazan Bayramı’na kıyasla çok daha minimal düzeyde kaldığını ifade etti. Vatandaşların bütçelerini öncelikli olarak kurbanlık ibadetine ayırdığını, bu nedenle kot pantolon veya pahalı kıyafetler yerine daha çok tişört gibi temel ihtiyaç ürünlerine yöneldiğini söyleyen Dankos, Ramazan Bayramı’ndaki iş hacminin Kurban Bayramı’na oranla 3-4 kat daha verimli geçtiğini vurguladı.
Gelişen şehir yapısıyla birlikte çevre ilçelerden kent merkezine gelen müşteri profilinde büyük bir değişim yaşandığına dikkat çeken deneyimli esnaf, geçmişte Erdemli ve Silifke gibi noktalardan çarşıya akın eden tüketicilerin artık kendi mahallelerindeki alternatifleri tercih ettiğini belirtti. Bu durumun çarşı genelindeki iş hacmini düşürdüğünü ancak kumaş ve ürün kalitesiyle fark yaratarak kemikleşmiş müşteri kitlelerini koruduklarını dile getiren Dankos, Mersin’in en büyük eksiklerinden birinin organize bir tarihi çarşı konsepti olduğunu sözlerine ekledi. Diğer pek çok büyükşehirde bulunan tarihi çarşı dokusunun Mersin’e kazandırılması durumunda, bölgenin hem turizm hem de yerel ticaret açısından çok büyük bir ivme yakalayacağını ifade etti.