Türk bağımsızlık mücadelesinin başladığı yer olarak bilinen Banalar Kalesini harabe durumdan kurtararak gelecek tarihlere anlatılabilmesi amacıyla anlamlı bir söyleşi gerçekleştirildi. Mersin sevdalıları ve kentin sivil toplum temsilcilerinin yoğun ilgi gösterdiği söyleşide kalenin tarihsel önemine vurgu yapıldı.

Mersin’e Değer Katanlar Platformu (MEDEKA), kentin bağımsızlık mücadelesinde kritik bir öneme sahip olan Başnalar Zaferi ve Kuvayı Milliye Destanı üzerine anlamlı bir söyleşi gerçekleştirdi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan etkinliğe; tarih meraklıları, Mersin sevdalıları ve kentin sivil toplum temsilcileri yoğun ilgi gösterdi.
Mersin Şairler ve Yazarlar Derneği (MEŞAD) Başkanı Rüştü Aydın, Mersin İl Halk Kütüphanesi’nden Hüseyin Arslanköylü ve Erçel Platformu’ndan Ahmet Ata’nın konuşmacı olarak katıldığı söyleşide, Başnalar Kalesi’nin Türk kurtuluş mücadelesindeki stratejik önemi ve korunması gerekliliği vurgulandı.

“150 kişilik halk milisi 3 bölükten oluşan düzenli Fransız ordusunu tek kayıp vermeden yendi”
Başnalar kalesinin neden önemli olduğunu anlatan Mersin Şairler ve Yazarlar Derneği Başkanı Rüştü Aydın, Milli Mücadelenin ilk yapıldığı yer olduğunu ve Kuvayi milliye hareketinin ilk kez düzenli bir orduyu yendiği yer olarak bilindiği bilgisini vererek, “Kuvayi Milliye Mücadelesinin her saniyesinin her anının konuşulmasını istiyoruz. Türk insanının belleğini her zaman canlı tutulmalıdır. Arasından güç alan bir millet olduğumuzdan bunu çok önemsiyoruz. Başnalar Kalesiyle ilgili kimsenin bilgisi yok. Buranın yolu yapılsın mesire alanı haline getirilsin ve yaşayan bir yer haline gelsin. Milli Mücadelenin ilk yapıldığı yer olması açısından son derece önemli. İlk kez düzenli bir orduyu yendiğimiz yerdir. 22 yaşındaki Mustafa Naim’in 20-30 kişiyle kazandığı zaferdir. 3 bölük düzenli orduya karşı civarında köylülerle birlikte 150 kişilik bir birlikle Fransız ordusunu yenmiştir. Yöre halkının da katılması ve düzenli orduya karşı savaşması nedeniyle bir destan olmalıdır. Erçel sınırlarında İnsu’ya yakın bir kaledir. Mersinde daha güzel kaleler de var diyorlar ama orada Kuvayi Milliye ruhu doğmuştur. Türk’ün Kurtuluş mücadelesinin ilk başladığı yerdir. Düşmana Türkler geliyor korkusu burada verilmiştir” dedi.
“Mustafa Kemal, Kurtuluş Savaşını Mersin’de başlattı ama anlatamıyoruz”
Hüseyin Arslanköylü de Mustafa Naim’in Arslanköy’e gelerek bölgede yaptığı teşkilatlanma mücadelesini anlattı. Arslanköylü, Çukurova ‘da imzalanan ilk anlaşma Ankara Anlaşmasının ve bu anlaşmayı sağlayan temel Toroslar’da atılmıştır. Mustafa Kemal’in 5 Kasım 1918’de Mersin’e gelmesiyle başladı. Atatürk Karamancılar Konağında toplantı yaparak, mücadelenin temelini attı. Padişahın karşı çıkmasına rağmen çıkarak silahların daha köylerine taşınarak mücadelenin fitilini ateşledi. 6 gün sonra İstanbul’a çağrılması rağmen ilk mücadeleyi başlatmış oldu” diye konuştu.
Arslanköylü, “Mustafa Naim Arslanköy’e gelince Müdafai Hukuk Grubunu kuruyor ve Fransızların geldiğini duyunca Başnalar Kalesinde tedbir alıyor ve hiç bir kayıp vermeden Fransız birliklerini bozguna uğratıyor. 17 Mart 1920’de ilk zafer kazanılmış oluyor” dedi.

“Yakınında taş ocağı izni verilen kale harabe durumda”
Ahmet Ata, daha önce Okan Merzeci döneminde taş ocağı açılması nedeniyle patlamaların tahribat yarattığı bilgisini verdi. Erçel Platformu kurarak Başnalar Kalesinin korunması için çalışma yaptıklarını belirten Ata, “Mersin Üniversitesi, Valilik ve belediyelerden destek alarak restorasyon yapılarak toplumun hizmetine açılması gerekiyor. Tarihini bilmeyenlerin coğrafyalarını başkaları çizer. Taş ocağı kapatıldı ama o yıkıntılar acınacak duruma gelmiş. Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Vahap Seçer’e anlattığımızda gerekenin yapılacağını da söyledi. Şuan çok ciddi adımlar atıldı inşallah sonunu da getireceğiz” ifadelerini kullandı.
Katılımcıların fikir ve düşüncelerini de aktardığı söyleşinin ardından kahramanlık şirlerinin yer aldığı kısa bir de dinleti gerçekleştirildi.