Kendi için susanlara karşı kızı için ses oldu

Mersin’de öz babasının cinsel istismarına maruz kalan 14 yaşındaki E.K.’nin hukuk mücadelesinde, kendisi de geçmişte benzer bir dramın mağduru olan anne F.K.’nin adalet arayışı kentin vicdanını ayağa kaldırdı. Henüz 11 yaşındayken zorla evlendirilen ve o dönemde yalnız bırakılan anne F.K., öğretmenlerin dikkatiyle ortaya çıkan skandalın ardından sanığa verilen 9 yıllık hapis cezasını yetersiz bularak, kızının kaderinin kendisine benzememesi için “Anneler susmasın” çağrısında bulundu.

Mersin Adliyesi önünde Mersin Barosu Çocuk ve Kadın Hakları Merkezleri ile birlikte gerçekleştirilen basın açıklamasında konuşan acılı anne, davanın yalnızca bir istismar dosyası değil, bir annenin var oluş mücadelesi olduğunu gözler önüne serdi. Kendi çocukluğunda uğradığı haksızlıklara karşı arkasında kimseyi bulamadığını ifade eden F.K., öz kızının da benzer bir travmayla yüzleşmesi üzerine sessizliğini bozduğunu dile getirdi. Çocuğunun, kendisine zarar verileceği tehdidiyle mahkemede konuşamadığını ve korkusundan sustuğunu belirten anne, adaletin eksik tecelli ettiğini vurguladı.

Yargılama sürecinde sanığın aldığı cezanın suçun ağırlığıyla bağdaşmadığını savunan anne F.K., kızının ruhsal sağlığının bozulduğunu ve mağduriyetin derinleştiğini kaydetti. Çocuğunun, annesinin desteğini görerek iyileşmesini istediğini söyleyen F.K., davanın peşini bırakmayacağını ve en ağır cezanın verilmesi için mücadele edeceğini belirtti. Mersin Barosu yetkilileri ise davaya müdahillik taleplerinin mahkemece reddedildiğini hatırlatarak, çocuk istismarı ve kadına yönelik şiddete karşı hukuki desteğin tavizsiz süreceğini duyurdu.

Mersin Barosu’ndan 9 yıllık hapis cezasına sert tepki

Mersin Barosu, öz kızına cinsel istismar ve tacizde bulunan, eşine ise şiddet uygulayan sanığa Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen 9 yıllık hapis cezasını yetersiz bularak yargı sürecindeki “cezasızlık” algısına dikkat çekti. Mersin Adliyesi önünde bir araya gelen Baro yönetimi ve merkez başkanları, sanığın karar anına kadar tutuksuz yargılanmasını ve baronun müdahillik taleplerinin reddedilmesini “etkin kovuşturma ilkesine aykırı bir özensizlik” olarak nitelendirdi.

Üst hadden ceza talebi ve müdahillik vurgusu

Mersin Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Av. Duygu Akat Özkale, dosyada fiziksel istismar ve dijital kayıtlarla kanıtlanmış cinsel taciz eylemlerinin şüpheye yer bırakmayacak şekilde sabit olduğunu belirtti. Sanığın aylar boyunca serbestçe dolaşmasının mağdur üzerinde baskı kurma ve kaçma riski yarattığını ifade eden Özkale, “Eylemin vahameti ile orantılı olarak sanığın kanunun öngördüğü en üst hadden cezalandırılması gerektiğini savunuyoruz” dedi. Mahkemenin ancak hükümle birlikte tutuklama kararı vermesinin, sürecin başından beri yaptıkları uyarıların haklılığını kanıtladığını ekledi.

Psikolojik yıkım ve toplumsal adalet

Mersin Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı Av. Gülce Dida Çavdar ise suçun fail ile mağdur arasındaki “öz baba-kız” ilişkisi nedeniyle yarattığı psikolojik ve sosyal yıkımın çok daha ağır olduğunu vurguladı. Alt sınırdan ceza tayininin toplumdaki adalet duygusunu zedelediğini belirten Çavdar, çocukların üstün yararını ve kadınların beden dokunulmazlığını koruma yükümlülüğü gereği, hukuki mücadelenin üst mahkemelerde de süreceğini kamuoyuna duyurdu.