Aya Yorgi’nin kapıları korunsun: Üç yıkımdan sağ çıkan mirasa sahip çıkma çağrısı

Mersin’in kent hafızasında derin izler bırakan Aya Yorgi Kilisesi’nden günümüze ulaşan tarihi kapılar, modern park projesinin ortasında kurtarılmayı bekliyor. Kent sakinleri, beton yığınları arasında direnen bu estetik mirasın restore edilerek şehre kazandırılmasını istiyor.


Mersin’in merkezinde, deprem riski nedeniyle yıkılan Özel İdare İşhanı ve Zafer Çarşısı’nın yerine yükselen modern park alanı, aynı zamanda binlerce yıllık bir “kültürel miras” çığlığına ev sahipliği yapıyor. 19. yüzyılda inşa edilen ancak zamanla yerini farklı yapılara bırakan Aya Yorgi Kilisesi’nden geriye kalan iki görkemli kapı, zamana ve bakımsızlığa karşı var olma mücadelesi veriyor.

Üç yıkım gördü, yine de yıkılmadı

1940’lı yıllarda yıkılarak yerine önce Zafer Camisi, ardından Zafer Çarşısı inşa edilen kiliseden geriye sadece birkaç duvar parçası ve taş işçiliğiyle büyüleyen iki devasa kapı kalabildi. Onlarca yıl boyunca bölgedeki yoğun yapılaşmanın ve bilinçsiz müdahalelerin gölgesinde kalan bu taş kemerler, estetiğinden bir şey kaybetmese de tahrip olma riskiyle karşı karşıya bulunuyor.

“Dini değil, kültürel bir değer”

Bölgenin geçmişine tanıklık eden iş insanı Ali Kök, bu kalıntıların kentin ortak kimliği olduğunu vurgulayarak yetkililere seslendi. Kök, tarihi dokunun korunması gerektiğini belirterek şunları söyledi:

“Bu kapılar ve sütunlar sadece bir inanç merkezinin parçası değil, kentin kültürel bir değeridir. Üzerinden üç büyük yıkım geçmesine rağmen bu işlemeli kapılar günümüze ulaşmayı başardı. Bizim talebimiz, mevcut durumun korunması, restore edilmesi ve kahverengi tabela ile buranın tarihçesinin insanlara anlatılmasıdır. Doğru bir restorasyonla kent merkezinde muhteşem bir eser ortaya çıkabilir.”

Kent vizyonuyla bütünleşmesi beklenen tarihi kapılar, şimdi Mersin’in modern yüzüyle geçmişin estetiğini birleştirecek hassas bir dokunuş bekliyor.